Cografya
Eğim Hesaplama - Başlık
İki nokta arasındaki mesafe biliniyorsa bu noktalar arasındaki eğimi izohipslerden yaralanarak hesaplayabiliriz. Eğim değeri; iki nokta arasındaki yükselti farkının 100 veya 1000 ile çarpılıp bu iki nokta arasındaki yatay mesafeye bölünmesi ile elde edilir. Eğim yüzde (%) olarak istenmişse yükseklik farkı 100 ile binde olarak istenmişse 1000 ile çarpılır. Yani eğim hesaplama formülü;

Alan Hesaplamaları - Başlık
Şekilde kare biçimindeki bir alan 1: 200.000 oranında küçültülerek gösterilmiştir. Bu alanın gerçekte ne kadar olduğunu bulmak için haritadaki alanı, ölçeğin paydasının karesi ile çarparız.
Alan Hesaplamaları İçin Örnek Soru;
Gerçek Alan = Harita Alanı x Ölçeğin Paydasının Karesi
GA= 16 x (200.000)2
GA= 16 x 40.000.000.000
GA= 640.000.000.000 (Soruda birim alan km2 olarak istendiği için cm2 olarak elde edilen sonuçtan 10 sıfır atılarak konuç km2 ye çevrilir.)
GA= 64 km2
Uzunluk Hesaplamaları - Başlık
Haritalardan yararlanarak uzunluk hesaplamaları yapılabilir. Bunu aşşağıdaki işlemi yaparak görelim.
Uzunluk Hesaplamaları İçin Örnek Soru;
Soru: A-B kentleri arasındaki uzunluk 1:200.000 ölçekli bir haritada 6 cm olarak gösterilmiştir. Bu iki kent arasındaki gerçek uzaklık kaç km’dir?
Çözüm: A-B kentleri arasındaki uzaklık, ölçeğin paydasında görüldüğü gibi 200.000 defa küçültüldüğüne göre gerçek uzaklığı bulmak için A-B kentleri arasındaki harita uzunluğunu ölçeğin paydası ile çarparız.
Gerçek Uzaklık (GU)= Harita Uzunluğu x Ölçeğin Paydası
GU= 6 cm x 200.000 cm
GU= 1.200.000 cm (Soruda, GU hangi birim olarak istenmişse ölçeğin paydası o birime çevrilir. Örneğin yukarıdaki soruda GU km olarak istendiği için ölçeğin paydasından 5 sıfır atılarak sonuç km olarak elde edilir.)
GU= 1.200.000 cm GU= 12 km
Haritalarda Uzunluk ve Alan Hesaplamaları - Başlık
Ölçeklerden yararlanarak uzunluk, alan ve eğim hesaplamaları yapılır.
Silindirik Projeksiyon - Başlık

Bir kürenin çevresine silindir şeklinde bir kâğıt sarılmasıyla oluşturulur. Ekvator’dan kutuplara gidildikçe alan bozulmaları görülür ve şekiller büyür. Bu yöntem daha çok deniz ve hava ulaşımında yararlanılan haritaların hazırlanmasında kullanılır.
Düzlem Projeksiyon - Başlık

Bir düzlemin kutup noktasına teğet olarak geçirilmesiyle oluşturulan bu çizimde kenar uzunlukları korunur. Bu yöntem daha çok dar alanların ve büyük ölçekli haritaların çiziminde kullanılır.
Konik Projeksiyon - Başlık

Kürenin çevresine koni şeklinde bir kâğıt sarılmasıyla oluşturulur. Bu yöntemle çizilmiş haritalarda şekiller bozulur ama alanlar korunur. Orta enlemler ve çevresindeki bölgelerin çiziminde kullanılır.
Projeksiyon Tipleri - Başlık
Yerküreye ait özellikler, bilgiler belli bir ölçek dahilinde küre üzerine aktarılarak model küre elde edilir. Ancak
düzlem üzerine aktarılırken yerin şeklinden kaynaklanan bozulmalar ortaya çıkacaktır. Çünkü yuvarlak olan bir cismi, bozulma olmadan veya özelliklerini yitirmeden düzlem üzerine aktarmak oldukça güçtür. Bu nedenle haritalar oluşturulurken bozulmaların en aza indirilmesi için çeşitli yöntemler geliştirilmiştir. Bunlar
projeksiyon (iz düşüm) olarak adlandırılır.
Projeksiyonlar aşşağıdaki gibi üçe ayrılır;
Gölgelendirme Yöntemi - Başlık
Haritalar, bir köşesinden 45°lik eğimli bir ışıkla aydınlatıldığı kabul edilerek çizilir. Harita aydınlatıldığında ışın alan yerler açık, ışık almayan yerler ise koyu gösterilir. Haritadaki yer şekillerinin yükseltisine bağlı olarak açık tonlu renkten koyu tonlu renklere doğru geçiş yapılarak yer şekilleri gösterilir. Bu yöntemde yükselti basamakları bulunmadığından, yükseltileri tespit etmek ve profil çıkarmak olanaksızdır. Bu nedenle gölgelendirme yöntemi modern haritacılıkta yardımcı bir yöntem olarak kullanılır.
Tarama Yöntemi - Başlık
tarihinde gönderildi
Bu yöntemde eğimin fazla olduğu yerlerde çizgiler sık, kalın ve kısadır. Eğimin azaldığı yerlerde ise çizgiler uzun, ince ve seyrektir. Düz yerler boş bırakılır. Çizgilerin uzanış doğrultusu eğim yönünü gösterir. Tarama yöntemiyle çizilen haritalarda yüzey şekilleri hakkında genel bir fikir verir.
Renklendirme Yöntemi - Başlık

1000 – 0: Deniz ve deniz mavisi tonu
0 – 200: Yeşil
200 – 500: Açık yeşil
500 – 1000: Sarı
1000 – 1500: Turuncu
1500 – 2500: Açık kahverengi
2500 ve üzeri: Kapalı kahverengi
Kabartma Yöntemi - Başlık
tarihinde gönderildi
Bu yöntemle hazırlanan haritalarda, yükselti değerleri belli oranda küçültülür ve yer şekilleri kabartılarak gösterilir. Bu haritalar yer şekillerinin üç boyutlu ve gerçeğe en uygun olarak gösterilmesini sağlar. Ancak bu haritaların yapılışı ve taşınması zor olduğundan kullanım alanı dardır.
İzohips Yöntemi - Başlık
Haritalarda yerşekillerini gösterme yöntemlerinden biri izohips (eş yükselti eğrisi) yöntemidir.
Deniz seviyesine göre aynı yükseltide bulunan noktaların birleştirilmesi ile oluşan eğrilerin kullanıldığı yöntemdir. Eğrilerin sık ya da seyrek olması yüzey şekilleri hakkında bilgi verir. Deniz seviyesine göre aynı derinlikte noktaların birleştirilmesi ile oluşturulan eğrilere ise izbot (eş derinlik) denir. Kıyı çizgisi, izohips ile izobatların birleşme noktalarıdır. İzohips yöntemi haritalarda yer şekillerini gösterme yöntemlerinden en yaygın olanıdır. Bu yöntemle çizilmiş haritaların kullanımını kolaylaştırmak için belirli yükseltiler farklı renkle gösterilir.
Haritalarda Yer Şekillerini Gösterme Yöntemler - Başlık
Haritalarda yerşekillerini gösterme yöntemleri aşşağıdaki gibi beşe ayrılır;
Doğal Unsurlar - Başlık

İnsanların beslenmesine, giyinmesine ve barın şekillerine baktığımızda, yeryüzünün değişik yerlerinde çok büyük farklılıklar olduğunu görürüz. Bu farklılığın temel sebebi doğal çevrenin insana sunduğu imkânlardır.
Doğal unsurlar insanların karekterlerinin oluşumunda da etkilidir. Dünyada dört mevsimin yaşandığı yerlerde insan kışın soğukla, yazın sıcakla mücadele etmek, kış mevsimi için yiyecek hazırlamak mecburiyetindedir. Bu faaliyetler, bu yerlerde yaşayan insanların mücadeleci bir karakter kazanmalarını sağlamıştır.
Çoğu zaman çevremizde olup biten doğal olayların farkında olmayız. Örneğin her gün Güneş’in doğudan doğup doğudan batması, yağmur ve karın yağması, rüzgârın esmesi, denizlerde dalgaların oluşması, geniş yapraklı bazı bitkilerin her yıl sonbaharda yaprağını döküp ilkbaharda yeşermesi bize sıradan olaylar gibi geliyor.