Atatürk Ve Sanat

 



  Ana Sayfa      Hikâyeler   Şiirler   Fen Bilgisi   Tablo Tasarımlar   HTML Kodları  WeB Derslerimiz
  Resim Upload   Z.Defteri   İletişim   Hakkımda   Forumumuz   Sitemizi Destekleyin
        ATATÜRK VE SANAT

     "Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.", "Efendiler, hepiniz mebus olabilirsiniz; vekil olabilirsiniz, hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz.Fakat sanatkâr olamazsınız.Hayatlarını büyük bir sanata vakfeden bu sanatçıları sevelim."
     Atatürk, yukarıdaki ikinci özediyişi, Çankaya'daki bir toplantı sırasında söylemiştir.Devlet adamlarının, mebusların ve Darülbedayi sanatçılarının bir arada bulundukları toplantıda, galiba bazı mebusların onları "oyuncu takımı" sayıp biraz küçümsemiş olmalarına karşılık söylemiştir.
     Büyük bilim koruyucusu Fatih'in, Sinan'a ölümsüz şaheserler diktiren Kanuni'nin, Damat İbrahim Paşa'non, sanat âşığı Üçüncü Selim'in de sanata saygısını saygıyla anıyoruz.Ancak hiçbirinin sanatla halkı Atatürk kadar yaklaştırdığı ileri sürülmez.Çünkü onun sanat anlayışı, yalnız sarayın değildi.Bunun çok ötesinde, tüm yurt düzeyinde büyük topluluklara bir sanat yayıncılığıydı.Sanatı, yurdun en uç köşelerine, halkın ayağına götürme, onun yaşamının vazgeçilmez çabalarından biridir.Atatürk, sanatın, uygar Türkiye'nin oluşturulmasında sanata saygıyı baş şartların biri bellemiştir.Aynı zamanda sanatı, bu uygarlık savaşında en etikin, kalpten kalbe giden en sıcak, en dolaysız, en sağlıklı araç saymıştır.
    Cumhuriyet yerine oturur oturmaz, yurdun yetenekli çocuklarını Avrupa'ya sanat eğitimine göndermiştir.Yurdun yalnız zekâsını değil, duyarlılığını da temsil eden sanatçılara mebusluklar, büyükelçilikler verip onları onurlandırmıştır.Onun bu davranışları sanata saygısına örnek olarak gösterilebilir.
    Yurdu düşmandan kurtarma gereğinden hiç geri kalmayan zafere eşit katkıda bulunan Türk kadınına toplumsal alanda eşit haklar sağlayan o değil miydi?
    Ankara Devlet Konservatuvarını, Ankara Devlet Tiyatrosunu ve Operasını, filarmoni orkestralarını ilk kuran, kurduran, temelini atan o değil miydi?
    Ve dikkat buyurulsun, bir dediği iki edilmeyen bu millî kurtarıcının bütün bunları yaparken pusulası hiçbir zaman kendi özel zevki değil  - asla değil - uygar Batı toplumunun ölçüleri idi.Özellikle Rumenli türkülerini severdi.Ülkeyi bir müziğe yöneltmenin zorunluluğunu herkesten önce sezen ve yerleştirmeye çalışan da yine kendisi oldu.


 
Yazar: Haldun TANER
 
PC'de Yazan:
Furkan TATLI (FoXXoY)


   
                                          İçerik Çalıpta Kaynak Göstermeyen Siteler Şikayet Edilecektir.
                                        Desing By: FoXXoY ( Furkan TATLI)
                                       Copyright © 2008 - 2009 Tüm Hakları Saklıdır.

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=